HZ.İSA'NIN KURAN'DA MÜJDELENEN DÖNÜŞÜ

Hz. İsa'nın yeryüzüne döneceği konusunda da, doğruluğu kesin olan bilgiye ulaşabileceğimiz tek kaynak, Kuran-ı Kerim ve sahih hadis-i şeriflerdir. Allah Kuran'da, Hz. İsa'nın ölmediğini, Kendi katına yükseltildiğini açıkladığı gibi "ahir zaman"da Hz. İsa'nın ikinci kez dünyaya geleceğini de haber vermiştir. Ayrıca Peygamberimiz (sav) de Hz. İsa'nın yeryüzüne geri geleceğini pek çok hadis-i şeriflerinde bildirmişlerdir. Bu konuya ilişkin bilgiler Kuran'da şöyle yer almaktadır:

Hz. İsa'nın Yeryüzüne Dönüşü

"Andolsun, Kitap Ehlinden, ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur. Kıyamet günü, o da onların üzerine şahit olacaktır." (Nisa Suresi, 159)

Yukarıdaki ayette yer alan "ölmeden önce ona inanmayacak kimse yoktur" ifadesinde geçen "o" zamiri Hz. İsa için kullanılmıştır. Bu ayetin öncesinde yer alan Nisa Suresi'nin 157. ve 158. ayetleri bu zamirin Hz. İsa için kullanıldığını ortaya koymaktadır:

"Ve: "Biz, Allah'ın Resulü Meryem oğlu Mesih İsa'yı gerçekten öldürdük" demeleri nedeniyle de (onlara böyle bir ceza verdik.) Oysa onu öldürmediler ve onu asmadılar. Ama onlara (onun) benzeri gösterildi. Gerçekten onun hakkında anlaşmazlığa düşenler, kesin bir şüphe içindedirler. Onların bir zanna uymaktan başka buna ilişkin hiçbir bilgileri yoktur. Onu kesin olarak öldürmediler." (Nisa Suresi, 157)

"Hayır; Allah onu Kendine yükseltti. Allah üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir." (Nisa Suresi, 158)

Bazı kimseler ayette geçen "ölümünden önce" ifadesinin, "Kitap Ehlinin kendi ölümlerinden önce" inanması anlamında olduğunu düşünmektedirler. Bu yoruma göre, Kitap Ehli'nden olan her kişi kendisine ölüm gelmeden Hz. İsa'ya mutlaka iman edecektir. Oysa Kitap Ehli tanımlamasına dahil olan Yahudiler, Hz. İsa döneminde ona iman etmemekle kalmamış, onu öldürmek için tuzak kurmuşlardır. Hz. İsa'dan sonra yaşayıp ölen Yahudi ve Hıristiyanların da Hz. İsa'ya -Allah'ın Kuran'da bildirdiği şekilde- iman etmiş olduklarını iddia etmek gerçek dışı bir yaklaşım olacaktır.

Bunun yanı sıra ayetin devamında geçen 'kıyamet günü, o da onların üzerine şahit olacaktır' ifadesi de yine Hz. İsa'nın geleceğine işaret etmektedir.

Sonuç olarak, ayetlerin bizlere gösterdiği gerçek şudur: "Hz. İsa ölmeden önce tüm Ehli Kitap ona iman edecektir".

Öncelikle şunu söyleyelim ki, Allah'ın bu ayette gelecekten bahsettiği açıktır, çünkü Hz. İsa'nın ölümüne dikkat çekilmiştir. Oysa Hz. İsa ölmemiş sadece Allah katına yükseltilmiştir. Hz. İsa dünyaya yeniden gelecek ve her insan gibi yaşayıp, ölecektir. İkinci olarak ise Hz. İsa'ya tüm Ehli Kitabın iman etmesi söz konusudur. Bu da henüz gerçekleşmemiş ancak kesin olarak gerçekleşeceği bildirilen bir olaydır.

Dolayısıyla buradaki "ölümünden önce" ifadesinin işaret ettiği kişi, Hz. İsa'dır. Kitap Ehli Hz. İsa'yı görüp bilecek, yaşadığı sırada ona Müslüman olarak itaat edecek ve Hz. İsa da onların durumlarına ahirette şahitlik edecektir. (Doğrusunu en iyi Allah bilir.)

Kuran'ın pek çok ayetinde Hz. İsa'nın ikinci kez yeryüzüne döneceğine dair kesin ifadeler bulunmaktadır. Bunlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

- Hz. İsa'nın yeniden yeryüzüne döneceği ile ilgili bir başka ayet de Zuhruf Suresi'nin 61. ayetidir. Allah bu surenin 57. ayetinden itibaren Hz. İsa'dan bahseder:

"Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar. Dediler ki: "Bizim ilahlarımız mı daha hayırlı, yoksa o mu?" Onu yalnızca bir tartışma-konusu olsun diye (örnek) verdiler. Hayır, onlar 'tartışmacı ve düşman' bir kavimdir. O, yalnızca bir kuldur; kendisine nimet verdik ve onu İsrailoğulları'na bir örnek kıldık. Eğer Biz dilemiş olsaydık, elbette sizden melekler kılardık; yeryüzünde (size) halef (yerinize geçenler) olurlardı." (Zuhruf Suresi, 57-60)

Bu ayetlerin hemen arkasından gelen 61. ayette yüce Allah Hz. İsa'nın kıyamet saati için bir ilim olduğunu belirtmektedir:

"Şüphesiz o, kıyamet-saati için bir ilimdir. Öyleyse ondan yana hiçbir kuşkuya kapılmayın ve Bana uyun. Dosdoğru yol budur." (Zuhruf Suresi, 61)

Bu ayet Hz. İsa'nın ahir zamanda yeryüzüne dönüşüne ilişkin açık bir işaret içermektedir. Çünkü Hz. İsa, Kuran'ın indirilişinden yaklaşık altı asır önce yaşamıştır. Dolayısıyla bu ilk hayatını "kıyamet saati için bir bilgi" yani bir kıyamet alameti olarak anlayamayız. Ayetin işaret ettiği anlam, Hz. İsa'nın, ahir zamanda, yani kıyametten önceki son zaman diliminde yeniden yeryüzüne döneceği ve bunun da bir kıyamet alameti olacağıdır. (En doğrusunu Allah bilir.)

Hz. İsa'nın ikinci gelişine işaret eden başka ayetler de şöyledir:

"Hani Melekler, dediler ki: "Meryem, doğrusu Allah Kendinden bir kelimeyi sana müjdelemektedir. Onun adı Meryem oğlu İsa Mesih'tir. O, dünyada ve ahirette 'seçkin, onurlu, saygındır' ve (Allah'a) yakın kılınanlardandır. Beşikte de, yetişkinliğinde de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir. "Rabbim, bana bir beşer dokunmamışken, nasıl bir çocuğum olabilir?" dedi. (Fakat) Allah neyi dilerse yaratır. Bir işin olmasına karar verirse, yalnızca ona "ol" der, o da hemen oluverir. Ona Kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek." (Al-i İmran Suresi, 45-48)

Ayette, Allah'ın Hz. İsa'ya, Tevrat'ı, İncil'i ve bir de "Kitabı" öğreteceği haber verilmektedir. Bu kitabın hangi kitap olduğu kuşkusuz önemlidir. Aynı ifade Maide Suresi'nin 110. ayetinde de yer almaktadır:

"Allah şöyle diyecek: "Ey Meryemoğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin iken de insanlarla konuşuyordun. Sana Kitabı, hikmeti, Tevrat'ı ve İncil'i öğrettim..." (Maide Suresi, 110)

Her iki ayette de geçen "kitap" ifadesini incelediğimizde, bunun Kuran'a işaret ettiğini görürüz. Allah ayetlerde Tevrat ve İncil'in ardından gönderdiği son hak kitabın Kuran olduğunu açık bir biçimde bildirmektedir. (Hz. Davud'a verilen Zebur da Eski Ahit'in içindedir) Bunun yanında, yine başka ayetlerde, Allah "kitap" kelimesini, İncil ve Tevrat'ın yanında Kuran'ı ifade etmek için kullanmıştır:

"Allah... O'ndan başka İlah yoktur. Diridir, kaimdir. O, sana Kitabı Hak ve kendinden öncekileri doğrulayıcı olarak indirdi. O, Tevrat ve İncil'i de indirmişti." (Al-i İmran Suresi, 2-3)

Bu durumda, Hz. İsa'ya öğretilecek olan üçüncü "Kitab"ın Kuran olduğunu ve bunun da ancak Hz. İsa'nın ahir zamanda dünyaya dönüşünde mümkün olabileceğini düşünebiliriz. Çünkü Hz. İsa Allah'ın Kuran'ın indirmesinden yaklaşık 600 sene önce yaşamıştır. Peygamberimiz (sav)'in hadislerine baktığımızda da Hz. İsa'nın dünyaya ikinci kez gelişinde İncil ile değil Kuran'la hükmedeceğini anlıyoruz. (Harun Yahya, Kıyamet Alametleri) Bu da ayetteki anlama tam olarak uygun düşmektedir. (Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.)

- Tüm bunların yanında "Şüphesiz, Allah katında İsa'nın durumu, Adem'in durumu gibidir..." (Al-i İmran Suresi, 59) ayeti de Hz. İsa'nın dönüşüne işaret ediyor olabilir. Tefsir alimleri genellikle bu ayetin her iki peygamberin de babasız olma özelliğine, Hz. Adem'in Allah'ın "Ol" emriyle topraktan yaratılması ile Hz. İsa'nın yine "Ol" emriyle babasız doğmasına işaret ettiğine dikkat çekmişlerdir. Ancak ayetin bir ikinci işareti daha olabilir. Allah Hz. Adem'i nasıl cennetten yeryüzüne indirdiyse, Hz. İsa'yı da Ahir zamanda Kendi katından yeryüzüne indirecek olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)

Görüldüğü gibi Hz. İsa'nın yeryüzüne yeniden döneceğine ilişkin Kuran ayetleri çok açıktır. Allah Kuran'da diğer peygamberler için bunlara benzer ifadeler kullanmamıştır. Tüm bu ifadeleri, sadece Hz. İsa için kulanmıştır. Bunun anlamı ise oldukça açıktır.

Hz. İsa'nın ölümünü ifade eden bir diğer ayet ise şöyledir:

"Selam üzerimedir; doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak yeniden-kaldırılacağım gün de." (Meryem Suresi, 33)

Bu ayet Al-i İmran Suresi'nin 55. ayetiyle birlikte incelendiğinde çok önemli bir gerçeğe işaret etmektedir. Al-i İmran Suresi'ndeki ayette Allah Hz. İsa'yı Kendi katına yükselttiğini ifade etmektedir. Bu ayette ölme ya da öldürülme ile ilgili bir bilgi verilmemektedir. Ancak Meryem Suresi'nin 33. ayetinde Hz. İsa'nın öleceği günden bahsedilmektedir. Bu ikinci ölüm ise ancak Hz. İsa'nın ikinci kez dünyaya gelişi ve bir süre yaşadıktan sonra vefat etmesiyle mümkün olabilir. (En doğrusunu Allah bilir.)
n Hz. İsa'nın tekrar dünyaya geleceği ile ilgili bir başka delil ise Maide Suresi'nin 110. ayetinde ve Al-i İmran Suresi'nin 46. ayetinde geçen "kehlen" kelimesidir. Yüce Allah şöyle buyurur:

"Allah şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa, sana ve annene olan nimetimi hatırla. Ben seni Ruhu'l-Kudüs ile destekledim, beşikte iken de, yetişkin (kehlen) iken de insanlarla konuşuyordun..." (Maide Suresi, 110)

"Beşikte de, yetişkinliğinde (kehlen) de insanlarla konuşacaktır. Ve O salihlerdendir." (Al-i İmran Suresi, 46)

Allah bu kelimeyi sadece yukarıdaki iki ayette ve sadece Hz. İsa için kullanmaktadır. Hz. İsa'nın yetişkin halini ifade etmek için kullanılan "kehlen" kelimesinin anlamı "otuz ile elli yaşları arasında, gençlik devresini bitirip ihtiyarlığa ayak basan, yaşı kemale ermiş kimse" şeklindedir. Bu kelime İslam alimleri arasında ittifakla "35 yaş sonrası döneme işaret ediyor" şeklinde açıklanmaktadır.

Hz. İsa'nın genç bir yaş olan otuz yaşının başlarında göğe yükseltildiğini, tekrar yeryüzüne indikten sonra dünyada kırk yıl kalacağını ifade eden ve İbni Abbas'tan rivayet edilen hadise dayanan İslam alimleri, Hz. İsa'nın yaşlılık döneminin, tekrar dünyaya gelişinden sonra olacağını, dolayısıyla bu ayetin, Hz. İsa'nın yeryüzüne indirilmesine dair bir delil olduğunu söylemektedirler. İslam alimlerinin bu yorumunun isabetli olduğu, söz konusu ayetlere bakıldığında kolaylıkla anlaşılmaktadır.

Kuran ayetlerine bakınca Allah'ın bu ifadeyi, yalnızca Hz. İsa için kullandığını görürüz. Tüm peygamberler insanlarla konuşup, onları dine davet etmişlerdir. Hepsi de yetişkin yaşlarda tebliğ görevini yerine getirmişlerdir. Ancak Allah Kuran'da diğer peygamberler için bu şekilde bir ifade kullanmamaktadır. Bu ifade sadece Hz. İsa için kullanılmıştır ve mucizevi bir durumu ifade etmektedir. Çünkü ayetlerde birbiri ardından gelen "beşikte" ve "yetişkin iken" kelimeleri iki büyük mucizevi zamana dikkat çekmektedir.

Nitekim İmam Taberi, Taberi Tefsiri isimli eserinde bu ayetlerde geçen ifadeleri şu şekilde açıklamaktadır:

"Bu ifadeler (Maide Suresi, 110), Hz. İsa'nın ömrünü tamamlayıp yaşlılık döneminde insanlarla konuşabilmesi için gökten ineceğine işaret etmektedir. Çünkü o, genç yaştayken göğe kaldırılmıştı...

Bu ayette (Al-i İmran Suresi, 46), Hz. İsa'nın hayatta olduğuna delil vardır ve ehl-i sünnet de bu görüştedir. Çünkü ayette, onun yaşlandığı zamanda da insanlarla konuşacağı ifade edilmektedir. Yaşlanması da ancak, semadan yeryüzüne ineceği zamanda olacaktır."

"Kehlen" kelimesinin açıklamaları da, Kuran'da yer alan diğer bilgiler gibi, Hz. İsa'nın tekrar yeryüzüne gelişine işaret etmektedir. (Doğrusunu en iyi Allah bilir.)

Tüm bu anlatılanlar Hz. İsa'nın ahir zaman adı verilen dönemde yeryüzüne tekrar geleceğini ve insanları hak din olan İslam'a davet edeceğini ortaya koymaktadır. Kuşkusuz bu, Allah'ın iman edenlere büyük bir müjdesi, rahmeti ve nimetidir. İman edenlerin sorumluluğu ise, Hz. İsa'yı en güzel şekilde savunup desteklemek ve onun insanları çağırdığı Kuran ahlakını en güzel şekilde yaşamaktır